Gazeteci-Yazar ve Denge Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gülper Yılmaz , yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya üzerindeki hakimiyetini sürdürebilmek adına yürüttüğü stratejik hamlelere dikkat çekti. Yılmaz, Çin Halk Cumhuriyeti ile Rusya arasındaki yakın temasların ve ılımlı görüşmelerin, iki ülke arasında istikrarlı bir ilerleme sağladığını ve karşılıklı mutabakatlar oluşturduğunu belirtti.
Ulusal Stratejik ve Durum Güncellemesi
Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ’in küresel sermayeye uygun biçimde yürüttüğü “üretimi baskıla, ithal et, halkı fakirleştir” politikalarının, bilgi birikimi olmayan iktidar ve muhalefet partileri tarafından koşulsuz şekilde desteklendiğini ifade etti. Bu politikaların, ülkenin bütünlüğüne ve milletin birlik ve beraberliğine ciddi zarar verdiğini dile getiren Yılmaz, ithalat ve yabancı sermaye lobisinin vatandaşları “evire çevire soyduğunu” savundu.
Üretimin önündeki engellerin kaldırılması durumunda, halkın %40 ila %70’lik kesiminin hem yerel hem de ulusal ekonominin hızla düzeltilebileceğine inandığını belirten Yılmaz, muhalefetin yerel seçimleri sadece kendi başarıları olarak görmesinin ardından gençlerin ve halkın tepkilerini bastırmak adına çeşitli girişimlerde bulunulduğunu vurguladı. Özellikle, kendisini dinsel ya da etnik kimlikle tanımlamayan Türk Milleti’nin barışçıl itirazlarının, “yüz milyar dolarlık ekonomik hasar” gibi abartılı söylemlerle propaganda edildiğini dile getirdi.
İktidar ve muhalefet vekillerini “ahlaksız emperyalist işbirlikçileri” olarak nitelendiren Yılmaz, saf ve vatansever gençlerin ise emekli ve ücretlilere yapılacak zamları sabote ettikleri yönünde şeytanlaştırıldığını ifade etti. Bu ortamda, hem içeride hem dışarıda yaşanan olumsuzlukların kamuoyundan gizlendiğini belirtti.
Yılmaz ayrıca, CHP yönetiminin olağanüstü kurultayı, erken seçim imza kampanyası ve zorunlu harcamalarda halkta oluşturulan “suçluluk boykotu” dalgalarının, halkı kandırma amacı taşıyıp taşımadığının henüz bilinmediğini de sözlerine ekledi.
İç piyasada ithalat lobisinin baskısı altındaki üreticilerin, iç pazara yönelik alternatif üretim çabalarının can çekiştiğini belirten Yılmaz, kuraklık ve susuzluk korkusunun ilkbahar yağmurlarıyla bir nebze azaldığını söyledi. Ancak yaz ve sonbaharda iklimsel değişimlere karşı etkin önlemler alınmazsa, yerel yönetimlerde başlayacak sorunların iktidara fırsat yaratabileceğine işaret etti.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in değerlendirmelerine değinen Yılmaz, Türkiye’nin rezervlerinin ve makroekonomik politika tercihlerinin kredi notu artışına katkı sunabileceğini, düşük cari açığın ise ekonomik denge açısından avantaj sağladığını aktardı. Ayrıca, rezerv tamponlarının finansal riskleri absorbe etme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.
ABD’nin verdiği “ev ödevlerini” eksiksiz yerine getiren iktidar ve muhalefetin, küresel krizlerden pozitif yönde ayrışmanın keyfini sürdüğünü belirten Yılmaz, halkın ise buna katlanmaktan başka bir seçeneği olmadığını ifade etti. Bu ortamda kapitalistlerin kazançlarını artırmasının doğal hale geldiğini söyledi.
Risk algısının yalnızca 24 saatte %40 artmasına rağmen, altın ve gümüşe olan ilginin azalmasını ve FED’in faiz indirme ihtimalinin yükselmesini, ABD borsalarının yeni bir ralli için son hazırlıkları olarak değerlendirdi.
Son olarak, yazılarına katkıları ve stratejik bakışlarıyla ilham kaynağı olan Sayın Adem Albay’a teşekkürlerini sunan Gülper Yılmaz, “Yazılarımda katkınız, öngörünüz, stratejik algı ve yazılımlarınızdan aldığım feyz ile yazmak beni onurlandırıyor. Her daim müteşekkirim size. Sevgiyle kalın” ifadelerini kullandı.